| |||||||
|
| |||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
10 KASIM 2011
Bir 10 Kasım'ı daha geride bırakırken sevgi,hayranlık ve hüznü iç içe yaşıyoruz. 10 KASIM 2011 Bir 10 Kasım'ı daha geride bırakırken sevgi,hayranlık ve hüznü iç içe yaşıyoruz. İnsanlık tarihi felsefik, sosyolojik ve bilimsel olarak incelendiğinde aşamalar bir bir gözümüzün önünden geçiyor ve Türk Devrimi tarih içinde yerli yerine oturuyor. Yaşamın bütün alanlarını içine alan bu toplumsal dönüşüm,teori ve pratiği içinde barındırırken devrimlerin katılığı ve acımasızlığı üzerine değil tam tersine tarihsel bilincin tecrübesinde altı ilkede ifadesini buluyor. Bir AYDINLANMA TASARIMI, bir ÇAĞDAŞLAŞMA MODELİ olan Kemalist Devrimi bazıları "Tam bağımsızlık" olarak ele alıyor. Bazıları sadece "Laiklik" üzerinde duruyor. Bazıları "Devrimcilik", bazıları "Yurtta barış, dünyada barış", bazıları "Kadın hakları", bazıları "Hukuk", bazıları ise "Ulusal Üniter" devletin tanımı kabul ediyor. Oysa Kemalist Devrim bir yaşam biçimidir. İçinde siyaset vardır, çağdaş hukuk vardır, insan hakları vardır, bilim vardır, estetik vardır, tasada kıvançta birlik vardır. Yaşamın bütün alanlarını kapsar. Nitekim; kalkınma hamlelerinden başlayarak sanayileşme, üretim, yol, okullaşma, şehircilik, ölçü aletleri, takvim, tek sesli çok sesli müzik, heykel, resim, mimari, tiyatro, opera, giyim kuşam, kadın erkeğin birlikte çalışması, birlikte eğlenmesi gibi her alanı, her alanı kapsar. Her devrim karşıtlığını beraberinde getirir. Kemalist Devrim'in de karşıtları Mustafa Kemal'in en yakın arkadaşlarından başlayarak var olmuş ve gelişe gelişe bu günlere gelinmiştir. Kimdir bu karşıtlar dersek : 1- Altıyüz yıl boyunca halifenin kulu olmuş, yaşamını dini temeller üzerine kuranlar ve ardılları, 2- Belirli bir kültür düzeyine ulaştıkları halde vizyon eksikliği nedeni ile geleceği göremiyenler, 3- En ilginci ise Cumhuriyet'in imkanları ile yetişip çıktığı kabuğu beğenmeyen salyongozlar. Ben bunlara SANAL DEVRİMCİ diyorum. Önündekini göremeyip gökte yıldız arayan müneccimler gibi Kemalist Devrimi burjuva devrimi diye küçümseyip enternasyonal solun peşinde koşup enerjilerini boşa tüketenler.Bunların bir kısmı fraksiyonları bırakıp W.Brant'ın anlatımı ile sosyal demokrat oldular. En uçtakier ise yüzseksen derece ters istikametle DÖNEKLİĞİ seçtiler. 4- Tabii ki bir yandan taktir ederken diğer yandan kuyumuzu kazan emperyalizm. Sevr ile İstanbul ve Boğazlar İngilizlere, Ege Yunanlılara, Antalya ve havalisi İtalyanlara, Adana Maraş bölgesi Fransızlara Karadeniz Pontuslara, Doğu Bölgesi Ermenilere bırakılmış, buyurgan İngiliz başbakanı iç Anadolu'yu bize çok görmüş, bunları geldikleri yere sürün demişti. Mustafa Kemal bize VATAN bıraktı. Özgür ve saygın bir devlet bıraktı. Çağdaşlığın yolunu açtı. Bu gün ise özgürlüğe gölge düştü. Bağımsızlığa gölge düştü. Üniter yapıya gölge düştü. Yasama ve yargı yürütmenin etki alanına girdi. Cumhuriyet'in iktisadi teşekkülleri bir bir elden çıktı. Borç gırtlağa dayandı. En önemlisi yeni anayasa adı altında rejim değişikliği gündemde. Bize düşen görev: içinde bulunduğumuz duruma nasıl gelindi, iç ve dış sebebler nedir ? Bunları irdelemek, sağ duyusuna inandığımız halkımıza ülkemiz üzerinde oynanan oyunları birebir anlatmak, Sıdıka Avar misali köy köy, mahalle mahalle, ev ev gezerek gerçekleri anlatmaktır. Ne kadar örtülmek istensede ulusumuzun kalbinin, beyninin, vicdanının bir köşesinde Atatürk sevgisi vardır. Önemli olan inanarak ve inandırarak onu açığa çıkarmaktır. Bir 10 Kasımı daha geride bırakıyoruz. Nutuk rehberimiz olsun. Melih Çınar ADD Bandırma Şube Başkanı Bu haber 248 defa okunmuştur.
|
||||||
|
Copyright © 2010 Atatürkçü Düşünce Derneği Bandırma Şubesi
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||