| |||||||
|
| |||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ'NİN 62.Yılı
"İnsan Hakları Evrensel Bilgirisi" nin 62. Yılında İstemlerimiz “İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ“ nin 62. Yılında İstemlerimiz: 1. İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ (İHEB), tüm kavram, kural ve kurumlarıyla yaşama geçirilmelidir. “Her-ke-sin, ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır.” (md.21).KüreselleşTİRmeciler, insanlığın binlerce yılda oluşturduğu uluslararası hukuk metinlerini; başta İHEB, BM ve Dünya Sağlık Örgütü Anayasaları, ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Konvansiyonu.. vb. kazanımları pervasızca çiğniyorlar. Kendi eylemsel hukuklarını (sözde!?) dayatıyorlar.. Bunun ilk ve vazgeçilmez koşulu emperyalizmin = küreselleşmenin yeryüzünden yok edilmesidir.
2. Büyük ATATÜRK bu tarihsel olguyu görmüş ve “bizi mahvetmek isteyen emperyalizm ve yutmak isteyen kapitalizme karşı ulusça savaşımı meslek edinmemiz” gerektiğini vurgulamıştır. Bu amaçla, Mustafa Kemal Paşa’nın mazlum anti-emperyalist Türkiye’si, dünyaya öncülük ederek Küreselleştirmeye yem olmamalı ve benzer durumdaki ülkelere çağrıda bulunarak; “DİRENİŞİN KÜRESELLEŞTİRİLMESİ”ni örgütlemelidir.
3. Post-modern ekonomik çökertme savaşı 1. öncelikli tehdit olarak tanımlanmalı ve tüm ulusal refleksler kesinkes son verilmeli, kritik satışlar geri alınmalıdır. İç ve dış borçta konsolidasyona gidilerek vadeler uzatılmalı, 1 kezlik Servet-varlık vergisi konulmalıdır. Gelir dağılımı iyileştirilmeli, işsizlik çözülmelidir.
4. Anayasamızın 2. maddesinde yer alan ve Cumhuriyetimizin değiştirilemez ve / değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek olan 6 temel niteliği ödünsüz biçimde uygulanmalıdır :
1. insan haklarına saygılı, 2. Atatürk milliyetçiliğine bağlı, 3. demokratik, 4. laik 5. s o s y a l bir 6. hukuk Devletidir.
5. Avrupa Birliği, Gümrük Birliği, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi emperyalist kurumlarla yapılan tüm teslimiyetçi 2’li ya da çok yanlı anlaşmalar halka açıklanmalı ve köktenci biçimde gözden geçirilmelidir. Dış politika ve dış ticarette yeni seçenekler yaratılmalı, Türkiye yüzünü Batı dışındaki ülkelere de çevirmelidir. AVRASYA stratejik seçeneği üzerinde gecikmeden ve büyük bir ciddiyetle durulmalıdır..
6. Yaşayageldiğimiz yıkım süreci göstermiştir ki, devletimiz, milletimiz, vatanımız ve çağdaşlaşma kazanımlarımız, ancak Atatürk Devrimi temelinde yaşatılabilir. Atatürk Devrimi, Türkiye için herhangi bir seçenek değil, tek seçenektir. Atatürk önderliğindeki kurucu irade, Türk Devrimi’nin deneyimlerine göre Cumhuriyet’imizin temel niteliklerini 1937’de Anayasa’nın en başına koymuştur. İnsan haklarının ülkemizde ve dünyada yaşama geçirilmesinde 6 Ok’u denenmiş, başarmış evrensel bir model olarak görüyor ve ısrarla sahipleniyoruz.
“Türkiye Devleti; Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve Devrimcidir.” 7. Batı’dan devşirme emperyalist ezberleri bırakarak, ulusal devrim sürecimizde ürettiğimiz ve dünyaya model
- Bağımsız ve güçlü devlet, - Etkin hükümet, - Hızlı adalet, - Örgütlü halk, - Özgür ve eşit yurttaş, - Planlı, halkçı, karma ekonomi, - Bölgelerarası denge, - Çalışan ve üreten Türkiye.
8. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka Türk milleti denir.” tanımı temelinde Ulus Devlet pekiştirilmeli hiçbir etnik, mezhepsel, dinsel, sosyal, kültürel vb. nedenle ayrışmaya izin verilmemelidir. Sorun, bu alt aidiyetlerin sorunu olmayıp; insan haklarının en üst demokratik standartlara çıkarılması ile çözülecektir.
9. Gönül isterdi ki, 10 Aralık 1948’den günümüze dek geçen 62 yılda İHEB “eskisin” ve 3. Binyıl türevini yazalım.. Bunun için ise “aklın ve bilimin egemen kılınması” gerek. Tıpkı Atatürk’ün bize bıraktığı tinsel (manevi) kalıt gibi : “Yaşamda en gerçek yol gösterici akıl ve bilimdir.” insan haklarının gerçek anlamda yaşanmasını sağlayacak evrensel bir ilkedir. Dolayısıyla başta ülkemizde, “her-ke-si” -özellikle siyasal iktidarı- akla ve bilime, ülkenin temeli olan sosyal adalete ivedilikle davet ederiz.
10. Tarih, insanların er-geç haklarını aldığının tanığıdır; insana yakışan, bu akışa karşı koymak değil, savunmaktır.
Bu haber 838 defa okunmuştur.
|
||||||
|
Copyright © 2010 Atatürkçü Düşünce Derneği Bandırma Şubesi
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||